Bizimkonya.com
ZOR SORU

    Hitler üç esir yakalamış, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.

- "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.

Ingiliz'e sormus

- "Titanik kaç yilinda batti?"

Ingiliz hemen cevap vermis

- "1912" diye.

Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez:

- "Titanik'te kaç kisi öldü?"

Fransiz cevap vermis

- "1050".

- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.

Ve Yahudi'ye dönmüs;

- "Say lan isimlerini!"

ZENCİ

     Amerika'da bir fuar açılmıştı. Fuarda zencileri beyaza dönüştüren bir makine tanıtılıyordu. Denemek 10 dolardı. İki zenci fuarı gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 doları diğerinin ise 9 doları vardı. 9 doları olan arkadaşına dönüp :

-Sen 1 dolarını bana ver. Gidip birlikte beyaz olalım. dedi. Arkadaşı ise :

-Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eğer memnun kalırsam sana 1 dolarımı veririm. Sen de beyaz olursun. dedi. Anlaştılar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çıktı. Dışarıda kalan zenci duruma çok sevinmiş olarak arkadaşının yanına gidip :

-Hadi dedi. 1 doları ver ben de beyaz olayım.

-Hadi oradan pis zenci!
KEŞKE...

        Otomobil kazasında ölen yaşlı çift, doğru cennete gönderilirken görevli anlatmaya başlar: - Şu denize bakan villa sizin. Yanında tenis kortu, yüzme havuzu ve golf parkuru var. İstediğiniz herhangi birşey için şu düğmeye basmanız yeterli. Cennet görevlileri derhal takdim edecekler..." Görevli ayrılınca, adam karısını azarlamaya başlar: - Kahretsin Vildan, hep senin hatan! - Nasıl yani bey ?! - O kahrolası yürüyüş programların, vitamin hapların, yulaf çorbaların, içki, sigara yasaklamaların olmasa buraya yıllar önce gelecektik..

AYRAN

        Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur: - "Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz?" Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra: - "İstersen ayran getireyim", der. Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı içtikten sonra çocuk: - "İstersen daha getireyim", der. - "Zahmet olur yavrum." - "Hayır, bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!" Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır: - "Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!"

SOYGUN

    Temel banka soymak sucundan yargilaniyormus.
Son celsede yargic karari okumus;
Temel"in sucsuz oldugunun anlasildigini, tahliyesine karar verildigini aciklamis..
Temel sevincle ayaga firlamis :
Uy cözünü sevdigumun hacim beyi, yani simdu bu paralar benim oldu degil mu?

KRİKO

 
    Bir Japon turist ,Temel'in namını duyup kahvehaneye gelmiş. İçinizde Temel kimdir? demiş. Temel ayağa kalkmış,Japon dışarıya çıkarıp fena şekilde Temel'i dövmüş. Bu durum günlerce sürmüş. Japon Temel'i dövdükten sonra kahvehaneye giriyor, toyiko ustanın krişo tekniğiyle vurdum; diyormuş.
Temelin canına tak etmiş. Bir gün paltoyu giymiş gelmiş. Japon yine bunu dışarı çağırmış. Çok kötü sesler duyulmuş. Bakmışlar ki Japon yerlerde sürünüyor. Temel içeri girmiş: - Elindeki krikoyu göstererek Toyota'nın kriko-
suyla vurdum demiş.
TEMELİN ŞİKAYETİ

     Temel doktora gitmiş şikayetini anlatıyormuş: Doktor bey son zamanlarda yaşlılıktan galiba bende aşırı şekilde bir unutkanlık başladı. Doktor sormuş:- Genellikle ne zaman oluyor?

Temel , şaşkın şaşkın cevap vermiş:- Ne ,ne zaman oluyor?
ÇAY


     Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay
içiyorlar Amerikali çayini bitirince bardagi havaya
firlatmis, silahini çikarip bardaga ates edip parcalamis:
- "Bizde bardaklar okadar ucuzdurki biz Amerika'da ayni bardakla
iki kere çay içmeyiz" Ingiliz de bunun üzerine çayini
bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates
ederek bardagi parçalamis:
"Bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardir ki,ayni bardakla iki kere çay içmeyiz"

Bunun üzerine Irakli da çayini bitirmis,bardagi
havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali
ve Ingilizi vurup öldürmüs:
"Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla oturup iki kere çay içmeyiz..."
YORUM FARKI

       Geçen sene 100 metre derinliğe kadar kazdıktan sonra, Rus bilim adamlari 1000 yıllık bakır tel artıkları buldular ve bundan, atalarının bin yıl önce bir telefon ağına sahip oldukları sonucuna vardılar. Onlardan aşağı kalmamak için, takip eden haftalarda Amerikalı bilim adamları 200 metre derinliğe kadar kazdılar ve gazeteler şu manşetle çıktı: "Amerikan bilim adamları 2000 yıllık optik kablo artıkları buldular ve atalarının, Ruslarinkinden bin yıl önce yüksek teknoloji ürünü dijital telefonları olduğu sonucuna vardılar". Bir hafta sonra Türk ajansları şu sürmanşeti verdi: "500 metreye kadar yapılan çalışmalarda Türk bilim adamları kesinlikle hiç bir şey bulamadılar. Bunun üzerine atalarının 5000 yıl önce cep telefonu kullandikları sonucuna vardılar".

DEVEKUŞLARI

       Bizim temel Avustralya'ya devekuşu avlamaya gitmiş. Yolda giderken bir de bakmış önunde 15-20 tane devekuşu duruyorlar. Tabii hemen tüfeğini almış, dışarı çıkmış ama bunu gören devekuşları kendi akıllarınca saklanmak için hemen kafalarını kuma gömmüşler. Temel şaşkınlıkla: - "Yahu burada biraz önce bir sürü kuş vardı, nereye gittiler.."

YAZI TURA

      Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına dikilmiş: - "Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?" Temel: - "Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!"

YÜRÜYEN MERDİVEN

    Temel bir gün büyük bir alışveriş mağazasına gitmiş. Üst kata çıkabilmek için yürüyen merdivene binmiş. Tam bu esnada elektrikler kesilmiş. Temel yürüyen merdivende iki saat mahsur kalmış.

SAHTE PARA

     Adamın biri bir yıl uğraşmış 30 ytl lik bir banknot yapmış. Piyasada bulunmadığını fark edince Kayserili bakkalda bozdurmaya karar vermiş. Bakkala girmiş verdiği banknotu bozmasını istemiş. Kayserili hiç düşünmeden parayı bozmuş. İki adet 15ytl lik banknot uzatmış!
ZİNCİRLEME

      Kolordu komutanı terroristi yakalamış ve sormuş:
- "9 bölü 2 kaç eder" Terorist de 7 demiş ... Komutan dönmüş ve:
- "Ulan bu ne biçim bölücü örgüt"

      Amiral gemiye çıkmış, denizcilerden birine:
- "9 eksi 3 ne eder?" diye sormuş, denizcide "7" demiş. Amiral kaptana dönmüş ve:
- "Bu ne bicim çıkarma gemisi "
      Hitler toplama kampina gitmis, yahudilerden birini cagirmis :
- "2+2 kac eder" diye sormuş ... adam da "7" demiş.
Hitler donmus arkasindaki yuzbasiya:
- "Ulan bu ne biçim toplama kampı? "

ÖĞRENCİ

       Ali Mısır'da okuyan bir öğrenci. Sınavlar bitmiş ve yaz tatiline girecekler.. Babası Ali'ye telefon eder ve sınavların nasıl geçtiğini sorar. Ali de bilmediği halde "çok iyi geçti" der ve bunu üzerine babası onu İstanbul'a işlerinde yardım etmesi için çağırır. Ali gidecektir İstanbul'a ve arkadaşına son olarak şöyle der; "Ahmet sen notlarımı öğrenirsin ve beni ararsın. Eğer telefona babam çıkarsa Muhammed'in Ali'ye selamı var dersin; ben anlarım bir tane zayıfım olduğunu." Ahmet notları öğrenir ve arar. Telefona babası çıkar ve Ahmet şöyle der: - Amcacım Ali'ye söyle ona bütün Ümmed-i Muhammed'in selamı var...

DEVELER

      Genç deve annesine sormuş: - "Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?" Anne cevap vermiş: - "Çölde kuma batmamak için." Genç deve tekrar sormuş: -"Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür?" Anne tekrar cevap vermiş: - "Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye." Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş: - "Bizim niye hörgüçlerimiz var?" Anne deve sabırla yanıtlamış : - "Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız." Sonunda dayanamayan genç deve sormuş: - "Peki anne,o zaman bu hayvanat bahçesinde işimiz ne?"

KENDİNİ HAZIRLA

      Ankara'da bir fakültede okuyan Ahmet, işi dalgacılığa vurur. Dersin dışında her konuyla ilgilidir. Yıl sonu yaklaşırken kötüye giden dersleri düzeltemeyeceğini görür. Atılacağı kesin gibidir. Annesine telgraf çeker: - "Anneciğim atılacak gibiyim, babamı hazırlayasın." Ertesi gün cevap gelir: - "Baban zaten hazırda... Sen kendini hazırla."

ARABA

    İki tane çiftçi; biri Adanalı diğeri Kayserili, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle övünüyorlar.. Adanalı başlamış : - "Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz" demiş... Kayserili de bunun üzerine: -Yav bizim de vardı öyle eski bi arabamız, ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık...

ADALET

    Arslan, kurt ve tilki ava çıkarlar. Bir geyik, bir koyun ve bir de horoz avlarlar.Arslan, kurda:
- "Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver" der.Kurt:
- "Ey cihân şahı, avcıların sultanı!.. Bundan kolay ne vardır... Geyik sizin, koyun benim, horoz da şu zavallı tilkinindir".
Arslan, gök gürlemesini andıran bir sesle kükrer. Kurdu, kan revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp:
- "Tez sen paylaştır"der.Tilki:
- "Ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı!.. Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz ise sultanıma çerezdir. Arslan:
- "Aferin sana bu adaletli taksimi kimden öğrendin?"
Tilki:
- "Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim."
LEONARDO

    Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. Tamda Turkiye'ye tatile gidecegi gun. Aksilik bu ya... Uçagı kaçıracak, kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı!.. Hemen almış yerden, bir bakmış ki Leanardo di Caprio'nun pasaportu. "Ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş. Çıkarmış Leonardo'nun fotografını, kendi fotografını yapıştırmış.. Uçmuş Türkiye'ye. Atatürk Hava Limanında görevli gümrük memurunun karşısına geçmiş.. Kim olabilir memur.. Tabi ki Temel... Almış pasaportu eline Temel,adamın ismine bakmış "Leonardo di Caprio", fotografa bakmış, bir zenci. Adama bakmış aynı zenci... Bir kaç şaşkın bakıştan sonra Temel öbür masaya seslenmiş,
"-Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı?

UYANIK ŞOFÖR

       Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'
KONYA RESİMLERİ GALERİSİ Web tasarımcılar için araçlar Sizden de bir anı kalsın.. Konya Linkleri - Web Sayfaları Komik resim- Karikatür- Fıkra- Geyik Yazı Bizim Konya.com